Düşünceyi açıklama özgürlüğü, toplumun bir bölümünün, hatta çok büyük bir bölümünün hoşuna gitmese bile, yerleşik değerlere aykırı olsa da, kimse tarafından benimsenmese de, her türlü düşüncenin açıklanmasını içerir.
Demokratik kültür, tekelciliği reddeder. Çoğulcu demokrasilerde “toplum için zararlı” bahanesiyle hiçbir düşünce/inanç yasaklanamaz. Düşünceyi ve onun sergilenmesini yasaklamak yalnız elverişsiz değil, olanaksızdır da. İnsanın iç âlemindeki düşünceleri korumak düşünce hürriyeti anlamına gelmez.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10/1 maddesinde, “ Her fert ifade ve açıklama hakkında sahiptir. Bu hak içtihat özgürlüğünü ve resmî makamların müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestisini içerir......” denilirken; Danıştay 5. Dairesinin kararında (1991) “açık ve somut bir kışkırtma ya da suça iteleme olmadıkça herkesin düşüncelerini serbestçe açıklaması, demokratik toplum olmanın başta gelen temel ilkelerinden biridir.” denilmektedir.