a) Çoğunluk: Çoğunluğun azınlığa karşı üstünlük kazanacağı düşüncesi. Bu sakıncayı ortadan kaldırmak için konsensüs yönteminin kabul edilmesi gerekir.
b) Çıkar: Çıkar mücadelesi sonunda kazanan hakkını alır düşüncesi. Kuvvetle birlikte hareket eder. Örneğin körfezde petrol çıkarı, eski yunanda aristokrat sınıfın çıkarı gibi.
* Ayrımcılığın ve hoşgörüsüzlüğün altında yatan nedenler olarak:
1- Cehalet
2- Önyargılar
3- Doğru tekelciliği
4- Hukukî, sosyal, siyasal ve ekonomik eşitsizlikler
5- Uluslar arası sistemin yapısı ve uluslar arası topluluğun isteksizliği sayılabilir.
Toplumlarda hakim zümre ülke içinde siyasî üstünlüğü, iktisadî çıkarları ve özel sosyal statüyü ellerinde tutarlar. Bu üstünlükleri devam ettirebilmek için baskı bir araç olarak görülmektedir. Bu durum ise insan haklarını ihlâl etmektedir. Demokrasi daha eşitçi bir rejimdir, sosyal derecelenmeler, farklılıklar ve imtiyazlar azalır.
* İnsan Hakları bireysel haklardır. Etnik ve sınıfsal açıdan “kollektif haklar, topluluk hakları, halkların hakları” gibi kavramları “insan hakları” niteliğinde saymak imkânsızdır.
“Toplum, grup, topluluk, sınıf vb.” kollektif varlıklara insanî vasıflar izafe edilemez.
Kollektif birer hak olarak “halkların hakları” başka insan haklarının ön şartı olarak sunuldukları zaman özellikle tehlikelidir. Bu haklar özgürleşme aracı olmaktan çıkıp, baskı aracına dönüşebilirler.