1885-1900 yılları arasında Fransa'da doÄŸup yayılan edebiyat ve sanat akımına verilen ad (sembolizm de denir). Baudelaire'in öncüsü sayıldığı, kuramları Stephan Mallarme tarafından hazırlanan, Verlaine ve Rimbaud'nun yaygınlaÅŸtırdıkları simgeciÂlik akımının üyeleri (Huysmans, Jules Laforgue, G. Kahn, HenrideRegnier, Verhaeren, Maeterlinck, Dujar-din, vb.), "duyularımız dış dünyayı olduÄŸu gibi deÄŸil, deÄŸiÅŸtirerek bize ulaÅŸtırdıkları için, gerçeÄŸi olduÄŸu gibi anlatmaya olanak bulunmadığını", "nesnelerin dış dünya ile iç dünya arasındaki baÄŸlantının birer simgesi olduklarını" savundular. Dolayısıyla da mecazlı anlaÂtıma, imgelere baÅŸvurup, simgelerin ve imgelerin yeterÂsiz kaldıkları durumlarda bilinen sözcüklere yeni anlamlar yükleyerek ÅŸiirlerini anlam açısından kapalı bir hale getirdiler. Resimde G. Moreau, Puvis de Chavan-nes, Odile Redon, Paul Gaugin, M. Serusier, vb. sanatçıÂlar tarafından temsil edilen akım, Türk edebiyatçılarınÂdan da Cenap Sahabettin (bazı ÅŸiirleri), Ahmet HaÅŸim (simgeciliÄŸin Türk ÅŸiirindeki gerçek temsilcisi) ve bazı çaÄŸdaÅŸ ÅŸairlerimizi (Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dranas) etkiledi.