|
Admin
|
 |
« : Haziran 25, 2008, 06:17:29 ÖS » |
|
iki evlik, yedi evlik daÄŸ köylerinde bireyler her türlü gereksinimlerini karşılıyorlardı. Hayvanlardan et, süt, yoÄŸurt, peynir, deri, yün elde ediliyordu. Toprağı ekiyor, yiyecek gereksinimini çözümlüyorlardı. Barınak için doÄŸal çevrede hangi materyaller varsa, taÅŸ, çakıl, kerpiç kullanıyorlardı. Para henüz yoktu. Yakın köyler ellerinde bulunan mallan birbirleriyle deÄŸiÅŸtiriyorlardı. DeÄŸiÅŸim ekonomisi kendi kurallarına göre iÅŸliyordu. Bir kilo üzümün üç kilo soÄŸanla deÄŸiÅŸilmesi gibi. Bu toplumlarda ekonomi tarıma dayalıdır. Önce yalnızca bireyin beden gücüne dayalı ekonomide, beden gücünün yerini hayvan gücü almıştır. Kasabalar kuruldu, zanaatkarlar çıktı; berber, kunduÂracı, terzi, semerci, tarımda teknolojiye dayalı üretim araçlarının geliÅŸmesi sonucu bireyler gereksiniminden çok üretim yapmaÄŸa baÅŸladılar.
Üretim fazlasını dağıtan tüccar sınıfı ortaya çıktı. Ekonomilerin canlanması alım, saom iÅŸlerini ortaya çıkarmıştır. YaÅŸamın devam etmesi için okuma, yazma ve temel beceriler Öğrenmek gerekmiÅŸtir. Böylece ilk ve orta okullar açılmıştır. Tüm ulusların ortak amacı kalkınma ve çaÄŸdaÅŸ uygarlık düzeyine ulaÅŸmaktır. Kalkınma için duyulan gerekÂsinim evrenseldir. Kalkınmayı gerçekleÅŸtirmek için her ülke, gerekirse baÅŸka ülkelerle ortak çabalara giriÅŸmekte, gerekirÂse koÅŸullarına göre giriÅŸimler yapmaktadır. Çağımızda "iyi eÄŸitim iyi ekonomiye, İyi ekonomi de iyi eÄŸitime neden olur" sözü ortak bir slogan haline gelmiÅŸtir. EÄŸitim kurumlan bireylere iyi tüketici davranışları kazandırarak ekonomik geliÅŸmeye katkı saÄŸlar. Bireyler kıt ekonomik kaynakların akılcı biçimde kullanılmasını öğrenirler. Yollarında sadece atlı arabalar dolaÅŸan ülkelerde motorlu araçlardan geçilmez oldu. Beton, asfalt, baca yeri yeÅŸille yer deÄŸiÅŸtirdi. Ulaşım dünyayı küçülttü. Telefon, telgraf, teleks, radyo, televizyon ve uydular aracılığıyla dünyanın her köşesiyle iletiÅŸim saÄŸlanır oldu. İlçeler ve kentler kurulmaya baÅŸladı. Terzi, kunduracı, hanım, erkek terzisi, kunduracısı olarak üretime baÅŸladı. Pastahaneler yalnızca tatlı çeÅŸitleri üretmeye baÅŸladı. Üretilenlerin satılması için yeni pazarlar kuruldu, ulaşım için yollar yapılmaya baÅŸlandı. Üretilen mallar bir kentden diÄŸer kente taşındı, ülkede herkes birbirinin ürettiÄŸi mallardan kullanır oldu. Nüfus hızla artmakta, var olan kaynaklar azalmakta, yeni kaynaklar bulunmaya çalışılmaktadır. Kaynakların iyi yönlendirilmesi için çareler% aranmaktadır. Nüfus arttıkça kırsal kesimden kentlere göç baÅŸladı. Kentlerde fabrikalar kurularak seri üretime geçildi. Kunduracılık, terzilik v.S. meslekler büyük atelyelerde üretime geçtiler. ÖrneÄŸin: Konfeksiyon atelyesinde yalnız ütü yapan, düğme diken, kesim yapan, paketleyen bireyler üretimin bir parçası oldu. EndüstrileÅŸme baÅŸladı. Meslekler o denli arm ki herkes birbirinin ürettiÄŸine gereksinim duymaya baÅŸladı. Ülkeler ürettikleriyle yetinmemeye baÅŸladılar. Hangi mal hangi ülkede daha ucuz ve kaliteliyse o ülkenin malı tercih edilir oldu. Böylece dış satım ve dış alım önem kazandı. Kullanılan paranın deÄŸerinin azalması, ya da artması ekonomilerin iyilik, kötülük göstergesi oldu. Ekonomik yapının deÄŸiÅŸmesiyle her alanda çıraklık yerini okula bırakmaktadır. Yeni amaçlarıyla ve yöntemleriyle modern eÄŸitim kurumları, ekonominin gereksiÂnimi olan nicelik ve nitelikli insan gücü yetiÅŸtirmekle yükümlüdür. Ekonominin farklı düzeyde eÄŸitim görmüş elemanlara gereksinimi vardır. ÖrneÄŸin bir fabrika'da nitelikÂsiz, yan nitelikli, nitelikli, teknisyen, mühendis gereksinmesi gibi. EndüstrileÅŸme baÅŸlayınca, sanayileÅŸme sonucu işçilerin okuma, yazma ve temel becerilerinin yanı sıra mesleki ve teknik okullan zorunlu kıldı. İnsan gücünün yeriÂni makineler alınca beyin gücü gereksinimi doÄŸdu. Böylece yüksek eÄŸitim kurumlarının önemi arttı. SanayileÅŸme yeni toplumsal sorunlara neden olunca yönetim ve sosyal bilimler alanı yaygınlaÅŸtı. Wİlliam Petty'e göre, bir ülkenin insangücü kaynaklan korunmalı, iyi kullanılmalıdır. İş gücü ordusu iyi eÄŸitilmeli, Önceden planlanmış sayılarda sosyal bakımdan zorunlu görevlere yöneltilmelidir. Griw'e göre; tanm, sanayi, ticari faaliyetler insan unsuruna ve zekasına baÄŸlıdır. James Stevart'a göre insan, kendini sevme, çıkar, görev, arzu ihtiras gibi duygularla harekete geçirilebileceÄŸinden bütün ulusun yararına olmak üzere bu uyanmlardan faydalanÂmak için devlet adamlan ustalıkla hazırlanmış araç ve yöntemler bulmalıdır. Grew, bu yöntemlerin en etkilisi eÄŸitimdir demektedir. İşbölümünün ekonomik yaÅŸamdaki önemini aynntüı bir ÅŸekilde inceleyen Smith, işçilerin etkin biçimde eÄŸitilmesi üzerinde durur. Malin us ise cahil bir kimsenin kendi içinde bulunduÄŸu sıkıntı ve yoksulluÄŸu, baÅŸka koÅŸullann etkisi altında görür ve kabul eder. Oysa eÄŸitim gören kimse yazgıcı olamaz, yeni koÅŸullar yaratır. İkinci Dünya Savaşı sonrası sermaye ve sermaye yatınmlannın iyi yetiÅŸmiÅŸ bireylerce kullanılması kabul edilmiÅŸtir. Bu düşünceler 2000'lerin dünyasında daha ayrıntılı tartışılarak insangücü kaynaklannın eÄŸitim yolu ile geliÅŸtirilmesi ve toplumlann ekonomik büyümesi arasındaki iliÅŸki benimsenmiÅŸtir. Ülkenin insangücü kaynakları korunmalı, iyi kullanılmalı ve ulusal gereksinimlere göre uygunlaÅŸtırılmalıdır. Bir toplumun, ekonomik geliÅŸmedeki önemi göz önünde bulundurularak, iÅŸgücünün tamamen ve kısmen iÅŸsiz kalmasına göz yummamak, tam çalışmasını saÄŸlamak, iÅŸgücü ordusunu iyi eÄŸitmek ve önceden planÂlanmış sayılarda, sosyal bakımdan zorunlu görevlere yöneltilmesini saÄŸlamak gerekir
|