Son yıllarda Türk eğitim sisteminde önemli gelişmeler gerçekleşmekte ve bu gelişim hızı gerek çalışanlar, gerek hizmetten faydalanan aileler ve öğrenciler için ayak uydurulması güç bir hıza ulaşmaktadır. Son dönemde eğitim programları alanında gerçekleştirilen yenilikler en çok tartışılan eğitsel problem olarak gündemdeki yerini korumaktadır. Bu durum, program geliştirme çalışmalarının sürekliliğine alışkın olmayan sistemin bu denli bir gelişmeye ayak uyduramamasının bir göstergesi olarak görülebilir. Ancak program geliştirmenin dinamik bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda tartışılması gereken sorun, bu gelişimin bir sonucu olarak ortaya çıkan değişimler değil; uzun yıllar programları geliştirilmeyen derslerin varlığı ve durağan bir yapıya oturmuş program anlayışı olmalıdır. Yeni hazırlanan eğitim programlarının da bir taslak, dolayısıyla denemelik bir plan oldukları ve geliştirilmeleri gerektiği göz ardı edilmemelidir.
Eğitim programı, öğrenene okulda ve okul dışında sağlanacak planlanmış öğrenme yaşantıları düzeneği olarak tanımlanabilir. Programın her uygulaması, program geliştirme çalışmalarının bir parçası olarak kabul edilmelidir. Programın, her uygulama sonunda elde edilen veriler ışığında tekrar revize edilmesi ve geliştirilmesi gerekir.
Eğitim programı hazırlama sürecinde etkili olan bazı unsurlar söz konusudur. Bunlar sosyal yapı, eğitim psikolojisinin öngörüleri, felsefe, ekonomik durum, konu alanı gibi yapılardır. Bu yapılardan herhangi birinde oluşan önemli değişimler, benzer şekilde eğitim programını da etkiler. Bir program hazırlık sürecinde bu unsurların ne kadar dikkate alınacağı veya programın merkezine neyin alınacağı, program geliştirme anlayışına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Örneğin konu alanının önemli olduğunu varsayan anlayışlar programın merkezine konu alanını alırken; bireyin ilgi, yetenek ve isteklerini ön planda tutan anlayışlar programın merkezine öğreneni almaktadır. Öğrenen merkezli, sorun merkezli ve konu alanı merkezli program geliştirme anlayışlarının varlığından söz edilebilir.
Benimsenen program geliştirme anlayışına bağlı olarak, programda etkili unsurların sürece katılımı sağlanmalıdır. Sosyal yapının, öğrencilerin bireysel özelliklerinin, ilgi alanlarının ve gelişim özelliklerinin programa yansıtılması önemlidir. Ayrıca programın maliyet fayda analizleri yapılarak, ekonomik ihtiyaçlara cevap verme durumunun da sorgulanması gerekir. Bunların yanında gelişim ve öğrenme psikolojisi ile felsefi anlayışlardaki gelişmeler programı derinden etkileyen temel yapılardır. Son dönemde Türkiye’de program reformunun öğrenme psikolojisi ve felsefi alandaki gelişmelerden kaynaklandığı söylenebilir.
Öğreneni esas alan ve bilginin doğasına ilişkin kabullerde köklü değişiklikler içeren bu yeni anlayışlar Türkiye’de eğitim programının merkezine öğrenenin alınmasını öngörmektedir. Bireyin ihtiyacını esas alan anlayış, okullarda merkezden hazırlanmış programları uygulamanın yanında okula bazı seçmeli ders programları hazırlama yetkisi de vermiştir. Önemli bir değişimi içeren bu karar, okulların bulundukları sosyal yapıyı, öğrencilerinin ilgi ihtiyaç ve beklentilerini, ekonomik koşulları ve altyapıyı göz önünde bulundurarak bazı programlar oluşturmalarına imkân sağlayacaktır. Okullarda hazırlanacak bu tür eğitim programları için aşağıda belirtilen esasların göz önünde bulundurulması önerilebilir:
1. Öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları,
2. Bulunulan sosyal çevrenin ihtiyaç ve beklentileri,
3. Hitap edilecek öğrenen yaş seviyesinin genel özellikleri,
4. Öğrencilere hangi yeterliliklerin kazandırılacağı ve bunların hangi sosyal ekonomik ve bireysel ihtiyaca cevap vereceği belirlenmeli,
5. Okulun sahip olduğu ekonomik koşulların ve altyapı donanım durumunun uygunluğu kontrol edilmelidir.
Hazırlanacak eğitim programının öğrencilerin kendilerini tanıma, sahip oldukları özelliklerin farkına varma, ilgi ve ihtiyaçlarını belirleme konusunda onlara yol gösterici özellikler içermesine dikkat edilmelidir. Eğitim programının öğrencilerin bulundukları sosyal çevreyle ilişkili olması ve onların yaşamıyla iç içe etkinlikler içermesi gerekliliği göz ardı edilmemesi gereken bir diğer husustur. Ayrıca okulda hazırlanacak programla ilgili çalışmalara öğrencilerin katılımının sağlanması önem taşımaktadır.