MEZOPOTAMYA UYGARLIĞIAnadolu'nun güneydoğusunda Toros Dağları'ndan Basra Körfezi'ne kadar uzanan Dicle ve Fırat ırmakları arasında kalan bölgeye
İlkçağ'da
Mezopotamya denilmiştir. Yunanca'da "nehirler arası" anlamına gelen bu ülke; nehirlerin akış yönü dikkate alınarak, Aşağı ve
Yukarı Mezopotamya olarak ikiye ayrılır. İlkçağ'da
Aşağı Mezopotamya'nın güneyine Sümer ülkesi, kuzeyine ise Akad ülkesi adı verilirdi.
Irmaklar tarafından sulanan verimli topraklara sahip olan bölge, iki nehir dışında doğal engellerin olmaması nedeniyle, dıştan gelen göçlere açık durumdadır. Bu nedenle Mezopotamya uygarlığı farklı toplumların kültürel etkileşim içinde yarattığı zengin bir uygarlıktır.
Mezopotamya'da sırasıyla Sümerler, Akadlar, Elamlılar, Babiller ve Asurlular devlet kurmuşlardır.
Mezopotamya'nın tarihi dönemleri MÖ. 3200 lerde Sümerlilerle başlar. Bilinen en eski yazı Sümerlerin icat ettiği "Çivi Yazısı"dır. Kil tabletlere yazılmış olan bu yazı Mezopotamya'daki diğer kavimler tarafından kullanıldığı gibi Asurlular aracılığıyla Anadolu'da da yayılmıştır.
Mezopotamyadaki ilk devletler Sümer şehir devletleridir (siteler). Babil ve Asurlularda devletlerin yönetim şekilleri monarşiye dönüşmüş, şehir devletlerinden merkezi krallıklara ve imparatorluklara geçilmiştir.
-
Mezopotamya toplumlarında çok tanrılı dinsel inanışlar egemen olmuştur.
-Tarihte
bilinen ilk yazılı kanunlar Mezopotamya'da Sümer ve Babil kralları tarafından hazırlanmıştır.
- Sümerler Mezopotamya'da
matematik,
geometri, astronomi konularında yaptıkları araştırmalarla diğer kavimlere örnek olmuşlardır.
-
Mezopotamya medeniyetinin temel ekonomik uğraşı tarımdır. Tarımda elde edilen üretim fazlası ticari faaliyetleri de geliştirmiştir.