Genellikle yöneticinin başarısı büyük ölçüde sorun çözmedeki başarısı ile paralel görülür. Aslında yönetici için herhangi bir sorunla karşılaşmamak neredeyse mümkün değil gibidir. Sorunlar yönetici ve kurum için stres, tedirginlik ve endişe gibi birçok olumsuzlukların kaynağıdır. Ancak yönetici de bunun için vardır. Nitekim çoğu zaman, var olan veya ortaya çıkan sorunlarla baş edememe gibi durumların yeni yönetici arayışlarını gündeme getirdiğine şahit oluruz. Kısacası sorunlar ve bunların çözülmesi yöneticiliğin en temel uğraşlarından birisidir.
Sorunla karşılaşıldığında sıkça yapılan yanlışların başında düşünmeden taşkınlıkla hareket etme gelir. Sorun karşısında başkalarının yönlendirmesi ile hareket etme de başka bir yanlıştır. Bir diğer yanlış ise sorunun kendi kendine ortadan kalkacağını bekleme ve sorunun çözümünü zamana bırakma davranışıdır.
Sorun Çözme Süreci: Sürecin en kısa anlatımı sorunun araştırılması, çözüm için olası eylemlerin keşfedilip geliştirilmesi ve bunlardan uygun olanın seçilmesi aşamaları ile ifade edilebilir. En kısa anlatımla yukarıdaki aşamalardan oluşan sorun çözmede üç durum vardır. Birincisi şimdiki durumdur. İkincisi ulaşılacak durumdur. Ulaşılacak durum, şimdiki durumdan daha iyi olduğu sanılan, görülen durumdur. Üçüncü durum ise şimdiki durum ile ulaşılacak durum arasındaki gereken değişmeyi gösterir.
A. Einstein’ın bu konuda; “Bana çözmem için bir soru sorulursa ve bir saatlik süre tanınsa; bir saatlik sürenin 45 dakikasını soruyu okuyup anlamaya, 10 dakikasını çözüm yolu üretmeye, son 5 dakikasını da çözüme ayırırım.” demiştir.