|
hatiç
|
 |
« : Haziran 28, 2008, 08:13:10 ÖS » |
|
Akut apandisit nöbetinin belirtileri çok çeÅŸitli olabilir: Halsizlik, iÅŸtahsızÂlık, bulantı, kusma, kabızlık ya da daha az olarak ishal görülebilir. DeÄŸiÅŸik ÅŸidÂdette olabilen aÄŸn, mideüstünden baÅŸlaÂyarak daha sonra karnın saÄŸ alt bölümüÂne yerleÅŸir. AteÅŸ daha ileri evrelerde orÂtaya çıkar ve Özellikle yüksek seyrettiÂÄŸinde bir k.omçlikas>^ ondan ku^küVamY-mahdır. Akut apandisit kuÅŸkusu varsa hastaÂya biraz su dışında hiçbir besin ya da içecek verilmez. Hasta yan eÄŸik koÂnumda, başı ve gövdesi yatak düzeyine gö're yüksekte yatırılır. Dizlerin altına yastık koyarak bacakların bükülmüş duÂrumda kalması ve böylece karın kaslarıÂnın gevÅŸemesi saÄŸlanır. Havluya sarılÂmış küçük bir buz torbası iltihabın azalÂmasına yardımcı olur. Hasta hemen heÂkime götürülmeli ya da hastaneye kaldıÂrılmalıdır. İltihaplı bir apandise giriÅŸimÂde bulunmamaktansa, saÄŸlam apandisi ameliyatla almak her zaman yeÄŸlenir; böylece hiç deÄŸilse önemli tehlikeler önlenmiÅŸ olur. • Safra koliÄŸi - Safra koliÄŸi tanısı koÂnan bir hastanın hemen hastaneye kaldıÂrılması gerekmez. Rahatsızlık, safrakeÂsesi ya da safra yollarının taÅŸtan kurtulÂmak için ÅŸiddetle kasılmasından kayÂnaklanır. Safrakesesi ve safra yollarının yırtılması çok güçtür, oysa akut apandiÂsitte bu komplikasyon oldukça sık görüÂlür. Genellikle hastanın daha önce de aÄŸn nöbeti geçirmiÅŸ olması, ayrıca safÂrakesesi taşı ya da karaciÄŸer hastalığı olduÄŸunun bilinmesi nedeniyle safra koliÄŸi tanısı kolaydır. Karnın ortasında ve saÄŸ üst bölümünde olan safra koliÄŸi, genellikle saÄŸ kürek kemiÄŸine de yayıÂlır. Hekim gelene deÄŸin hasta yan eÄŸik konumda tutulur ve aÄŸnya dayanamadı-ÄŸmda rahatlaması için sıcak su torbası uygulanabilir. Mide-incebağırsak ülserlerinin deÂlinmesi de önemli bir acil karın olgusuÂdur. Belirtiler ÅŸiddetlidir ve mide ya da onikiparmakbağırsağı ülseri olduÄŸu biliÂnen kiÅŸilerde görüldüğünden yol gösteÂricidir. Ülser delinirse, karnın üst bölgeÂsinde ya da karnın saÄŸ üst bölümünde ortaya çıkan aÄŸn çok ÅŸiddetlidir. SoluÂnum yüzeyseldir ve hasta hareketsiz kaÂin"; karın duvan önce yerel olarak kasıÂlır, kısa sürede tümüyle sertleÅŸir ve aÄŸn yaygınlaşır; kusma ve kabızlığa sık rastÂlanır. Karın zan iltihabının ortaya çık ması ÅŸok durumunun habercisidir. BiÂlinci yerinde olduÄŸu halde hasta kayıtÂsızdır, derisi soluk, morumsu ve soÄŸukÂtur; nabzı çok hızlı ve yüzeysel, soluÂnum yüzeysel ve sıktır; gözbebekleri geniÅŸlemiÅŸtir. Hastanın kurtulması, cerÂrahi giriÅŸimin zamanında uygulanmasıÂna baÄŸlıdır; bu nedenle ilkyardım yapanayı gecikmeden hastaneye kaldırması ve olanak varsa ameliyat saÂlonunu önceden hazırlatması gerekir. • Fıtık , bir organın ya da orgaÂnın bir bölümünün, olaÄŸan durumda buÂlunduÄŸu boÅŸluÄŸun duvarından dışarı çıkmasıdır, Karnı bölgesinde en sık göÂrülen iki fıtık türü kasık fıtığı ve uyluk fıtığıdır. Kann zan ve bağırsak parçaÂsından oluÅŸan fıtık kütlesi, ilk durumda kasık kanalından, ikincisinde ise uyluk kanalından dışan çıkar. İlki erkeklerde, ikincisi ise kadınlarda daha sıktır. Fıtık tanısı, çıkma noktasına denk düşen ÅŸiÅŸliÄŸe göre konur ve hasta uzanÂdığında bazen fıtık kütlesinin boÅŸluÄŸuÂna girdiÄŸi, yani fıtığın kaybolduÄŸu göÂrülür. BoÅŸluÄŸuna girmeyen fıtığa "yer-leÅŸtirilemeyen fıtık"; yerieÅŸtirilemediÄŸi gibi kızanp aÄŸnya yol açan fıtığa da "boÄŸulmuÅŸ fıtık" denir. Bu durumda fıÂtık kütlesinin kanlanması bozulmuÅŸtur ve tablo, doku ölümüne doÄŸru ilerleÂmektedir. Acil fıtık tedavisi, dışan çıkan kütÂleyi yerine yerleÅŸtirmeye dayanır. BuÂnun için de hasta bacaklan başına göre daha yüksekte olacak biçimde eÄŸik olaÂrak yatrnlır ve elle hafif bir baskı uyguÂlayarak fıtığın yerine girmesine çalışıÂlır. Bu yöntem baÅŸanb olursa, cerrahi giriÅŸim ertelenebilir, baÅŸarı saÄŸlanaÂmazsa ve hasta acı çekiyorsa hemen cerrahi giriÅŸime baÅŸvurulmalıdır.
|