KOMAYA GİREN BİR HASTAYA İLK YAPILACAK MÜDAHALE NELERDİR?Uyanıklık halinden çevre ile ilişkinin bütünüyle kesilmesine, , uyarılara
refleks düzeyinde bile yanıt verilmemesine kadar değişkenlik gösteren ve süreklilik taşıyan bir durumdur.
Komada
tanı ve tedavi açısından sık büyük güçlüklerle karşılaşılır. ÇoÄŸu hastanın geçmiÅŸine baÄŸlı verileÂrin yetersizliÄŸi ya da bulunmaması neÂdenimle deÄŸerlendirme yapmak güçtür. Bunun ötesinde tanıya yönelik ilk deÂÄŸerlendirme, tedavi Ölçülerine koÅŸut olarak ilerlemelidir. Komadaki hastada
solunum sorunu varsa önce ağızdan
soluk borusuna uzatılan bir boruyla soluk desteği sağlanmalıdır. Solunumu düzenli olan hastanın ise, çoğu zaman nefes alamamaktan kaynaklanan komplıkasyonları önlemek için, yüzüstü ya da yan yatırılması yararlı olur. Komada bulunan tüm hastalara,
kandaki ÅŸeker saptamak üzere kan alındıktan fcemen sonra, olası bir hipoglisemiyi (kandaki ÅŸeker düzeyinin düşmesi) teÂdavi etmek amacıyla damar yoluyla gliÂkoz (yüzde 30'luk çözeltiden 100-200 cc [30-60 gr]) verilmesi gerekir. Hastaya idrar sondası takıp çıkarılan idrar miktarı izlenmelidir. Komadaki hastayı ffalıksız gözlemek gerekir.
Komadaki her hasta, olası
travma iÅŸaretlerini belirlemek için dikkatle inÂcelenmelidir. Bu iÅŸaretler, kafaya düşen kum torbasını izleyen travmadaki gibi hafif olabilir. Bu tür travmada yalnızca hafif bir ÅŸiÅŸlik görülür.
Kulaktan kan gelmesi, her
iki göz çukurunda ya da faıiak sayvanı arkasında geniş ekimoz morarma) kafatasında bir
kırık olabileÂceÄŸini düşündürür. Beyin sıvısının geap gelmediÄŸini belirlemek için kulaklar burun taranmalıdır. Bu organlardan beyin sıvısının gelmesi, ağır bir kafatası kırığının belirtisidir. Boyun dikkatle inÂcelenmeli,
kalp atışlarında düzensizlik (ıritmi) ya da üfürüm olup olmadığına bakılmalıdır. Bir travma saptandığında, boynu sabitleştirip en kısa zamanda
röntgen çekmek gerekir. Ensede sertlik, beyin zarı tahriÅŸinin (iltihap, kanama ) belirgin iÅŸaretlerinden biridir. Ama komadaki hastalarda ense sertliÄŸinin biteyen baÅŸka nedenlere de baÄŸlı olanaÄŸi unutulmamalıdır. Aynca ensenin gevÅŸek olması menenjit (beyin zarı iltihabı) olasılığını tümüyle ortadan kalÂdırmaz.
AteÅŸ genellikle bir
enfeksiyonun göstergesidir, ama 39,5°C'nin üsÂtündeki
yüksek ateÅŸ güneÅŸ çarpmasının sonucu da olabilir. Bazı beyin hastalıkÂlarında ise düşük vücut
sıcaklığına rastÂlanabilir.
Hastanın nefesini koklayarak alkolÂlü olup olmadığına ya da
diyabetik ketoasidoz (ÅŸeker hastalarındaki ketoasidoz koması) geçirip geçirmediÄŸine bakÂtıktan sonra, solunum sıklığı dikkatle kontrol edilir. Belirleyici özelliÄŸi sık ve derin soluma (hiperpne) ve solunum durması (apne) olan Cheyne-Stokes soÂlunumunun varlığı, beyin yarıkürelerinÂde iki yanlı bir rahatsızlığın ya da metabolik bir komanın göstergesidir. Sonuç olarak
omurilik soğanındaki baskıya bağlı doku Ölümünün ya da metabolik bozukluğun ağır olduğu hastalar, kendi kendilerine nefes alamazlar.
Klinik deÂÄŸerlendirmede baÅŸka bir ölçüt de
gözÂbebeÄŸinin incelenmesidir. GözbebekleÂrinin
çapı ve
ışığa tepkisi, özellikle çapÂtaki farklılıklar ve ışık demetine göre yanıt ölçülür. Göz
hareketleri de dikÂkatle incelenmelidir. Gözkürelerinin bir yönde sabit kalması beyindeki lezyonun yerleÅŸimiyle ilgili olabilir. Gözlerin bir yana doÄŸru tutulması, o taraftaki beyin yarıküresinde bir lezyonu iÅŸaret edebilir.
Hareket sistemi incelemesi,
kas güÂcü ve gerginliÄŸinin (tonus) deÄŸerlendiÂrilmesini kapsamalıdır.
Zehirlenmeye bağlı ya da metabolik
kökenli komada kasılmalara sık rastlanır. Atrofi (kas
kütlesinin azalması) ve spastiklik (kasÂların aşırı gerginliÄŸi) kronik bir sinirsel hastalığa baÄŸlıdır.