|
hatiç
|
 |
« : Temmuz 10, 2008, 07:55:14 ÖS » |
|
örürken Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri alan, beÅŸ yıllık idadilerin öğretim süresi yedi yıla çıkarılınca son sınıftan ayrılan (1894) Mehmet Ziya Gökalp, Öğrenimini İstanbul'da sürdürÂmek isteÄŸine ailesinin karşı çıkması üzerine kendini tabancayla öldürmeye kalkıştıysa da, kurÅŸunun alın kemiÄŸinden sekmesi üzerine kurtuldu. İstanbul'a kaçıp (1H9;')) Baytar Mektebi'ne girdikten sonra, Abdülhamit II'yi devirmeyi amaç alan gizli örgütlerle iliÅŸki kurup, yaz tatili için gittiÄŸi. Diyarbakır'da zararlı eylemlerde bulunmak suçlamasıyla tutuklandı (1898). Çok geçmeÂden serbest bırakılmasına karşın, İstanbul'a dönünce okula alınmayıp, soruÅŸturma sonucu yeniden tutukÂlandı (1899) ve bir süre sonra Diyarbakır'a sürüldü. MeÅŸÂrutiyet ilan edilince İttihat ve Terakki'nin Diyarbakır ÅŸubesini kurup, Peyman gazetesini çıkarmaya baÅŸladı (1909). Partinin çeÅŸitli kademelerinde çalışıp, Ergani milletvekilliÄŸi yaptıktan (1912) sonra,İstanbul'da atölyesinde çalışan (1929) Hamit Görele, yurda dönünce çeÅŸitii illerde resim öğretmenliÄŸi yaptı. ÇeÅŸitli sergilere katılıp, ikinci Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nde üçünÂcülük ödülü aldı ve ÇaÄŸdaÅŸ Türk Ressamları Cemiyeti tarafından yılın ressamı seçildi (1968). BaÅŸlangıçta kübist üslupta yapıtlar verirken, sonraları izlenimciliÄŸe ve konstrüktivizme yöneldi. Özellikle Atatürk DevrimÂleri konulu tablo ve heykelleriyle ün saldı.
|