Türk edebiyatında 1850-1896 arasındaki etkinlikleri topluca belirten ad. Batılılaşma olgusunu gerek basın, gerek
edebiyat yapıtları aracılığıyla yaygınlaştırmaya çalışan
Tanzimat Edebiyatı yazarları, sanat anlayışları bakımından iki kuşağa ayrıldılar; "Sanat toplum içindir" görüşünü benimseyen,
Namık Kemal,
Şinasi,
Ahmet Mithat Efendi ve
Ziya Paşa'yı içeren birinci kuşak (1860-1875); "sanat sanat içindir" görüşünü benimseyen,
Recaizade Mahmut Ekrem,
Samipaşazade Sezai,
Nabizade Nazım ve
Abdülhak Hamit Tarhan'ı içeren ikinci kuşak (1875-1896).
Şiirde biçim ve dil bakımından
divan şiirinden -pek ayrılmamakla birlikte,
Batı edebiyatının bazı biçimlerini denediler; ayrıca uygarlık, hak, eşitlik, yasa (Şinasi), özgürlük, yurt (
Namık Kemal, Ziya Paşa), gibi toplumsal kavramları ve metafizik düşünceleri (Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit) şiire soktular. îlk olarak Batı edebiyatından çevrilen
romanları örnek olarak geliştirdikleri romanda, batılılaşma, yanlış eğitim, vb. konuları bazen alaycı, bazen gerçekçi bir biçimde işleyip,
romantizm (Namık Kemal,
Ahmet Mithat Efendi, Şemsettin Sami) ve
realizm (Recaizâde M. Ekrem, Nâbizâde Nâzım, Samipaşazâde Sezai) akımlarını benimsediler.
Tiyatroda ilk Örnekleri (Hayrullah Efendi, Namık Kemal, Abdülhak Hâmit, vb.) ve ilk uyarlamaları (Ahmet Vefik Paşa) verdiler. Batı edebiyatını örnek alan Türk edebiyatının başlangıcını oluşturması bakımından önem taşıyan akımın yerini, 1896'dan sonra
Servet-i Fünun Edebiyatı (
Edebiyat-ı Cedide)
edebi akımı aldı.