Dünyanın yapısını, oluşmasından bu yana olan tarihini, bileşimini ve kökenini, araştıran bilimler grubu. {Bkz. resim sayfa 430.)
Fiziksel jeoloji, dünyanın yapısı ve bileşimiyle, bunları etkileyen değişim kuvvetlerini kendine konu edinir. Bu nedenle Jeodezi (bkz.), Jeomorfoloji (bkz.), Jeofizik (bkz.) ve sismoloji (bkz. Deprem), fiziksel jeolojinin bölümleridir. Günümüzde fiziksel jeoloji büyük ölçüde, Tabla Tektoniği (bkz.) teori-risine dayanmaktadır. Tarihsel Jeoloji, dünyanın geçmiş çağlardaki durumuyla ve üzerinde yaşamın evrimi [bkz. Evrim) ile ilgilenir. Paleoklima-toloji (bkz.), Paleomanyetizma (bkz.), Paleontoloji (bkz.), Stratigrafi (bkz.} bu bilimin kapsamına girer ve büyük ölçüde zamanlama işlemlerine dayanır {bkz. Kronoloji). İktisadi jeoloji, bu ilk iki bilimin dalı arasında yer alır ve her ikisinden de yararlanır. Dünyanın doğal kaynaklarının yerini bulmak ve değerini kestirmekle ilgilenen ekonomik jeoloji {bkz. Cevher), kristallografi, mineraloji ve petroloji gibi dallarla da ya-kın ilişki içerisindedir [bkz. Kayalar; Kristaller;
mineraller}. Maden arama ve madencilik, başlıca uygulama alanlarıdır. Başka gezegenlerin jeolojisi, Ay dışında öteki gezegenlere ait kayaları inceleyebilmek, bugün için olanak dışıdır, Ancak teleskop ve spektroskopik incelemeler sonunda, ayrıca insansız uçuşların da yardımıyla bu konuda birçok şey öğrenmek mümkün olmuştur. Ay'da ve Mars'ta volkanik olayların geçtiği bilinmektedir; ayrıca «ay sarsıntıları» da kaydedilmiştir. Jeolojinin gelişmesi, jeoloji konusundaki ilk bilinenlerin hemen tümü, maden mühendislerinin deneyimlerinden kaynaklanmaktadır. İlk jeoloji kitaplarından bazıları, Georgius Agricola'nın (bkz.) kaleminden çıkmıştır. 16. yüzyılda fosillere karşı duyulan ilgi, K. von Gesner'in yapıtlarında görülmektedir. 17. yüzyılda birçok «dünya teorisi» ortaya atılmıştır. Bu yüzyılın en dikkate değer jeolojik gözlemini, N. Steno (bkz.) yaptı.