|
yasemin01
|
 |
« : Temmuz 26, 2008, 07:51:59 ÖS » |
|
GerçeÄŸi ararken yapılan uslamÂlama, çıkarsama (istidlal) gibi zihinsel iÅŸÂlemlerin hangisinin doÄŸru, hangisinin yanÂlış olduÄŸunu gösteren, kuralları çözümleÂyen Felsefe (bkz.) dalı. Kısacası, mantık doÄŸru düşünmenin kurallarını gösterir. ÇünÂkü gerçek ancak bu yolla bulunur. MantıkÂla ilgili ilk görüşleri MÖ 7. yüzyılda yaÅŸaÂdığı sanılan Hintli filizof Kanada'mn ortaya attığı ileri sürülür. Daha sonra 5. yüzyılda, Pisagor'un çaÄŸdaşı olan Herakleitos, batı dillerinde mantık terimi karşılığı olarak kullanılan logic (lojik) sözcüğünün temeli olan "logos" kavramını ortaya attı. Logos düşüncenin temel kavramıydı. Ondan sonÂra gelen ve Aristo'ya (bkz.) kadar uzanan öteki îlkçaÄŸ filozofları ve bu arada Zenon, Sokrat (bkz.) ve Eflatun (bkz.) mantık koÂnusuna deÄŸiÅŸik açılardan yaklaÅŸtılar. BunÂların ardından gelen Aristo ise tüm öteki bilgiler için yaptığı gibi mantıkla ilgili ne bilgi varsa topladı, düzenledi ve mantığın bağımsız bir felsefe dalı olarak gerçek anÂlamı ile kurucusu oldu. Aristo bu konuda tam altı kitap yazdı. Aristo bu arada manÂtıksal terim ve önermeleri çözümlemiÅŸ ve Birinci Analiz adlı kitabında Tasım (bkz.)' m deÄŸiÅŸik, biçimlerini ortaya koymuÅŸtur Ari8to mantığı biçimsel mantık (su-rî man-tîk) adı ile bilinir. Bu aslında Genel ManÂtıktır. Bu mantık türü Aristo'dan sonra deÂÄŸiÅŸmelere uÄŸramışsa da mantığın iki önemÂli bölümünden biri olarak günümüze dek varlığını korumuÅŸtur. Gerçekten günümüz mantığı 1. Biçimsel ya da Genel Mantık ve 2. Metodoloji ya da Özel Mantık adını alan iki ana bölüme ayrılmıştır. Biçimsel mantıkta üç temel öğe vardır: (1) terimler (düşünceler ve kavramlar), (2) önermeler, (3) çıkarsamalar (istidlal). Aristo'nun bir baÅŸka ve önemli baÅŸarısı, uslamlama yaÂparken konulardan soyutlanmış simgeler kullanmasıdır, üzgün Aristo tasımlaması şöyle sıralanır. Tüm A'lar B olduÄŸunda, eÄŸer tüm B'ler de C ise o zaman tüm A'lar C olur. Aristo'nun öğrencisi olan Theophrastus (bkz.) tasıma dayalı mantık ile adına stoaÂcılık denilen İlkçağın "maddeci doÄŸa öğreÂtisini" geliÅŸtirdi. Bu arada yalnız basit terimÂler için deÄŸil önermeler için de simgeler kullandı. Bundan sonra İlkçaÄŸ sonu ile OrÂtaçaÄŸ baÅŸlanm İçine alan zaman süreci içinde baÅŸka bir geliÅŸme olmadı. Bu felsefe dalı, o zamanın üniversitelerinde okutulan "mantık, dilbilgisi ve etkili konuÅŸma" üçÂlüsünün bir bölümü olarak kaldı. 12. yüzÂyıldan sonra mantık konularına karşı ilgiÂnin birdenbire arttığı görüldü. Aristo'nun Organon adını alan 6 kitabı Latiriceye terÂcüme edildi. Buna dayalı bir Öğreti geliÅŸti. Bunun . içinde günümüzde Dilbilgisi (bkz.) ve Epistomoloji (bkz.) denilen alanlara giÂren konular da vardı. Bu dönemin tümüne â– Skolastik Dönem denildi. Bu dönem, Aristo felsefesinin inceden inceye didiklendiÄŸi, yorumlandığı ve özetlendiÄŸi, fakat bunların dışında pek az özgün çalışmanın yapıldığı nir dönem oldu. Ortaçağın bir baÅŸka .ve büÂyük uygarlığında öncülüğünü îbn-i Sina (bkz.)'mn yaptığı bir İslam Felsefesi ve onun bir dalı olan İslam Mantığı geliÅŸti. Bu da teÂmelde biçimsel mantığa dayanıyordu. R&-nesanstan sonra Aristo karşıtı olarak geliÂÅŸen tepki ile mantık yeni bir döneme girÂeli. Petrus Ramus ve Francis Bacon (bkz.) buna öncülük ettiler. Böylece tümdengeÂlim yerine tümevarım ve kurallar mantıÂğının temelleri atıldı. Bu ise modern biliÂmin temeli oldu. 19. yüzyılda, Özellikle G. Bool? (bkz.) ve G. Frege'nin (bkz.) çalışÂmaları sonucu mantığın geniÅŸliÄŸinin, kapÂsamının ve gücünün ne kadar büyük olaÂbileceÄŸi görüldü. Ayrıca mantığın lelsefe kadar matematik ile de sıkı bir iliÅŸkisi olÂduÄŸu ortaya çıktı. Mantıkçılar kendi içinÂde uyumlu ya da bir bütün oluÅŸturan manÂtıksal sistemlere kaTşı ilgi gösterdiler (uyumlu bir mantıksal sistem, hiçbir geÂçerli karşıt önermenin olamayacağı bir sisÂtemdir). Mantık, özellikle 1930'larda K. Gö-del (bkz.) çalışmaları ile 20. yüzyılda doruÄŸa ulaÅŸtı. Gödel, Frege'nin birinci dereÂce mantığının eksiksiz bir bütün olduÄŸunu ve bundan daha öted6 uyumlu ve bir büÂtün oluÅŸturabilecek baÅŸka bir mantığın var olamayacağını gösterdi.
|