Birisi (cıva) dışında katı, sayÂdamsız, parlak, iletken, çoÄŸu tel ve levha haline gelebilen, çoÄŸu yükseltgen olmayan bir asit ile birleÅŸebilen elementler. MetalÂlerin bu özellikleri, atomlarının dış kabukÂlarında kolayca verilebilen gevÅŸek elektronÂlar taşımalarından doÄŸar. Bu nedenle meÂtaller bileÅŸik yaparlarken elektron verirler ve bileÅŸiklerinde pozitif (artı) yüklü iyonÂlar durumunda olurlar. Gerçekte metalleri ametallerden ayıran temel nitelik budur [bkz. Ametal). Metaller katı durumda iken pozitif iyonlar ile verebildikleri dış elekÂtronlardan kurulmuÅŸ bir yapı oluÅŸtururlar. (Verebildikleri elektronlara deÄŸerlik elekÂtronları da denir.) Burada metal atomları, (+) yüklerin (—) yükleri çekmesi nedeni ile bir arada bulunur, birbirine baÄŸlanmış olur. Bu baÄŸa metalik baÄŸ denir. Metalik baÄŸ yönü belirsiz olan bir baÄŸdır. Çünkü ortamda tüm pozitif iyonlar, tüm elektronÂları (ya da tersi) birbirini çekerler. MeÂtaller güç de olsa büharlaÅŸtırıldıklan zaÂman tek atomlu moleküller oluÅŸtururlar. Metaller ametallere elektron vererek bileÂÅŸik yaparlar. Kendi aralarında böyle bir alışveriÅŸ söz konusu olmaz. Yalnızca, meÂtaller birbiri içinde çözünerek Alaşım (bkz.) adını alan karma maddeleri oluÅŸtururlar. Alaşımlar içindeki atomlar arasında da meÂtalik baÄŸ etkindir. Tüm elementlerin yaklaÂşık %75'i metaldir. Metallerin elektron vereÂbilme yatkınlığı hepsinde aynı deÄŸildir. GöÂreceli olarak daha güç elektron veren alÂtın, platin gibi soy metaller doÄŸada serbest element durumunda bulunur. Soy metaller dışındakilerin salt bileÅŸiklerine rastlanır. Bunlar oksit, karbonat, silikat, sülfür, sülÂfat ve halojenür bileÅŸikleridir.