(O), Periyodik Tablo (bkz.)'nun VI.A grubunun birinci elementi, gaz halinÂde ametal. Hacimsel olarak havanın % 21'i
oksijen gazıdır. Yer kabuÄŸunda oksijen biÂleÅŸikleri çok yaygındırlar. 'Bunların en önemlileri Oksitler (bkz.), karbonatlar ve silikatlardır. Bu bileÅŸiklerdeki oksijen eleÂmentinin miktarı yer kabuÄŸunun ağırlıkça % 50'sini oluÅŸturur. Vücudumuzun % 6O'ı oksijendir. Saf oksijeni ilk kez Sceele (bkz.) ve Priestley (bkz.) birbirinden habersiz olaÂrak ^eîde etmeyi baÅŸardılar. Bu elemente "asit doÄŸuran" anlamına, gelen "oksijen" adını Lavoisier (bkz.) verdi, örnek olarak kükürt karbon gibi elementlerin oksijenle yaptığı bileÅŸikler (oksitler) su ile birleÅŸinÂce asitler oluÅŸuyordu (bkz. Oksi-Asitler). Ancak sonraları bazı asitlerin oksijen içerÂmediÄŸi anlaşıldı (bkz. Hidrasitler).
Oksijen, laboratuvarda cıva oksit (HgO]' İn ya da manganez dioksit (MnO2) katalizöÂrü ile karışmış durumdaki potasyum klo-rat (KCIO3) bileÅŸiÄŸinin ısıtılması ile elde edilir. Endüstride, sıvı havadan aynmsal damıtma yolu ile büyüt; Ölçülerde oksijen üretilir. Üretilen oksijen, basınçla oksiÂjen tüplerine doldurularak satılır. Oksijen, renksiz, kokusuz havadan biraz' ağır bir gazdır. Elementin atom numarası 8, atom ağırlığı 16.0; en —218°C; kn —183°C; özÂgül ağırlığı 0,001 429'dir. (0°C ve 1 atm. baÂsınç altında iken). Suda az da olsa çözüÂnür. Bu suda yaÅŸayan canlılar için yaÅŸamÂsal önem taşır. Normal oksijen molekülleri (O2), yapısı içinde spinleri aynı yönlü iki elektron bulunduÄŸu için Paramanyetizma (bkz.) özelliÄŸi gösterirler. Oksijen biri norÂmal iki atomlu O2, ötekisi üç atomlu O3 moleküllerinden yapılı iki allotropu olan bir elementtir {bkz. Allotropi). Bu ikinci allotrop ozon adını alır. Oksijen çok etkin ve elektron almaya çok yatkın, yani yük-seltgen (bkz. Yükseltgenme ve İndirgenme) ve Elektronegatiftik (bkz.) özelliÄŸi üuordan sonra en yüksek elementtir. Elementlerin çoÄŸu ile doÄŸrudan birleÅŸerek Oksitler (bkz.) adını alan bileÅŸikler grubunu oluÅŸturur; bazı elementlerle Peroksitler (bkz.) vererek birleÅŸir. Hemen tüm canlılar, yaÅŸayabilÂmek için oksijene ihtiyaç duyar. Oksijen canlılarda kimyasal deÄŸiÅŸmeler meydana getirerek enerji üretimini saÄŸlar. Böylece birhücreli olsun çokhücreli olsun, bitki ya da hayvan olsun tüm canlılar oksijen harÂcarlar. Karada yaÅŸayanlar oksijeni havaÂdan, suda yaÅŸayanlar suda çözünmüş olaÂrak alır. Bununla birlikte havadaki ve de sulardaki oksijen oram hemen hemen deÄŸiÅŸmez. Çünkü bir yandan bitkiler fotoÂsentez reaksiyonu ile, öte yandan atmosfeÂrin yüksek, katmanlarında, güneÅŸten gelen ulatraviyole ışınları su buharını ayrıştıraÂrak sürekli oksijen üretirler (bkz. FotosenÂtez; Solunum).
Oksijen büyük miktarlarda metalürjide ve özellikle çelik üretiminde kullanılır. YiÂne kavurma gibi metalürji iÅŸlemleri havaÂnın oksijenini harcar. Oksijen ve asetilen, oksiasetilen üfleçlerinde kullanılırlar. Bu üf-leçlerle metaller kesilebilir ve kaynak yaÂpılabilir. Bazı roketlere yakıt ile birlikte yükseltgen (oksitleyici) olarak sıvı oksijen doldurulur. Tıpta, tedavi amacı ile türlü uygulamaları vardır {bkz. Oksijen Çadırı). Derin su dalgıçları ve çok yükseklerde uçan savaÅŸ pilotları ile yüksek doruklara tırmanan daÄŸcılar oksijenli bir gaz karıÂşımını veren solunum aygıtları takarlar. Oksijen ayrıca çeÅŸitli kimyasal sentezlerÂde yararlanılan bir elementtir.