|
yasemin01
|
 |
« : Temmuz 27, 2008, 08:07:55 ÖS » |
|
Bir organizmanın tümünde ya da bir bölümünde yaşamın {bkz. Hayat) tam ve geri dönülmesi olanaksız bir biçimde durması, sona ermesi, öteden beri kalp atışlarının durduğu, solunumun kaybolduğu ve beyinde hiçbir fonksiyon belirtisinin görülemediği kişiler ölmüş kabul edilir. Gözün oftalmoskop denilen aletle yapılan muayenesinde ince damarlardaki kan sütunlarının aralıklı olduğu ve hareket etmediği görülür. Günümüzde kalp çalışmasını yeniden başlatmak ve yürütmek, solunumu da mekanik olarak sürdürmek olanağı vardır. Beynin geri dönülmesi olanaksız biçimde zarar görüp öldüğü ancak "hayatın" yapay olarak sürdürüldüğü durumlarla oldukça sık karşılaşılmaktadır. Bu nedenle "beynin ölümü" diye bir kavram ortaya çıkmıştır. Burada geri dönmesi mümkün etkenler ortadan kaldırıldığı zaman kişinin kendiliğinden solumadığı, hareket etmediği ve özel reflekslerin alınmadığı ve bu bulguların iki ayrı kez kontrol edildiği vakalarda beyin "ölmüş" kabul edilir ve bu durumda, yapay yaşam desteği sistemlerinin çalışmasına son verilebilir. Beynin ölüp ölmediğini kontrpl etmek için Elektroensefalograf (bkzjtan yararlanılabilir, ancak buna da pek güvenilmemektedir.ölümden sonra otolize veya çürümeye yol açan enzimler serbest kalır, ölümü izleyen saatlerde kaslarda sertleşme [bkz. Ölüm Katılığı) meydana gelir. Ölümden sonra vücut, anatomik olarak incelenebilir {bkz. Otopsi). Batı ülkelerinde ölen kişilerin cenazeleri gömülür, yakılır ya da mumyalanır. Organizmanın bir bölümünün ölmesi, ya da nekroz adını alan olay, o bölgeye gelen kan akımının azalmasına ya da tamamen durmasına bağlı olarak gelişebilir. Bu hücre organizasyonunun kaybı, otoliz ve Gan-gren (bkz.) şeklinde görülür. Nekroza uğrayan bölüm ayrılıp düşebilir ya da emilebi-lir. Ancak enfeksiyon kapmışsa bunun canlı dokulara yayılması tehlikesi ortaya çıkar. Hücreler normal yapısal dönüşüm sonunda (deri veya kan hücreleri gibi); zehirlenme veya enfeksiyondan sonra (örneğin karaciğer hücreleri); baskı altında kalmaları nedeniyle (örneğin bîr tümör tarafından) ya da hücreleri bozan bir hastalık sırasında Ölürler. Ölümden sonra hücrelerde Özgün ve kendiliğinden gelişen değişiklikler başgösterir.
|