|
hatiç
|
 |
« : Temmuz 24, 2008, 01:18:37 ÖÖ » |
|
Çöl, Avrupa dışında bütün kıtalarda görülen, kurak ve aşağı yukarı bütünüyle çıplak alanları belirten terim. Kıtaların atmosfer basıncının yüksek, yağışların az, bu yüzden de bitki yetişmesi için gerekli koşulların kısıtlı olduğu iç kesimlerinde daha çok görülen, yeryüzündeki karaların dörtte birinin çoğunu kaplayan çöllerin çoğu, bulutların koruyucu örtüsünden yoksun, büyük sıcaklık değişikliklerinin etkisin dedir. Kumlu çöllerde toprak yüzeyi, güneşin sıcaklığını kısa sürede emer ve gündüzleri çölden yükselen hava buhar gibi tüter; güneş battıktan sonraysa, kumlu yüzey aynı hızla ısı yitirip, hava soğur, durulaşır. Sık sık patlak veren fırtınalar, kumları savurup belirli noktalarda yığarak, kumullar oluşturur. Daha yaygın olan taşlı çöllerde çıplak dağlardan, vadilerle yarılmış yaylalara, sık çakıl taşlarıyla kaplı ova lara kadar çeşitli görünümlere rastlanır. Rüzgâr aşındırması pek fazla olmamakla birlikte, yere yakın kayalara tozlann çarpması oluk biçiminde aşınmalara yol açar. Yüzey şekillerinin oluşmasında en güçlü etmen, seyrek gözlenen, ama sellere yol açan fırtınalardır. Sonoran, Atacama, Büyük Sahra, Kalahari, Tar, Arabistan, Avustralya çölleri gibi sıcak çöller, genellikle ekvatorun kuzey ve güneyinde 1O°-3O° enlemler arasındaki ülkelerin batı kesimlerinde uzanır, bazıları yıllarca yağış almazlar. Patagonya, Türkmenistan, Gobi çölleri gibi orta enlemlerdeki çöllerde, yazların çok sıcak geçmesine karşılık, kışlar çok soğuk olur ve biraz kar yağar. Bazıları çok yüksek kesimlerde, bazılarıysa dağların dibindeki havzalarda yer alan bu çöllere, kışın dağlardan dondurucu hava akımları iner. Kuzey kutbu ve Güney kutbundaki kuru vadilerde yer alan kutup çöllerinde, yazlar kısa, kışlarsa uzun, karanlık ve son derece soğuktur. Doruklardaki buz tabakalarının üstleri de çölle kaplıdır ve hiçbir canlı varlığını yıl boyunca sürdüremez.
|