|
hatiç
|
 |
« : Temmuz 24, 2008, 01:23:55 ÖÖ » |
|
Dağ, belirgin bir dorukla yükselen büyük, yüksek kütle. Kesin bir tanım bulunmamakla birlikte, dorukları genellikle çevredeki vadi ve ovalardan en az 700 m yüksek olan yapılara dağ, bu yükseltinin altındakilere de tepe ya da yayla adı verilir. Dağların bir bölümü ABD' deki Shasta, Yeni Zelanda'daki Egmont, ülkemizdeki Ağrı gibi, çevresinde başka dağ bulunmayan tek doruklar halinde yükselirler ve büyük yanardağ püskürmeleri, blok halinde kırılma ya da çok uzun süreli aşınma sonucunda oluşmuşlardır. Daha sık rastlanan bazılarıysa And Dağları'nın güney kesimi ya da Apalaş Dağlan gibi, sıra sıra doruklar halinde dizilen sıradağlar oluşturur, kıtaların kayması süreci boyunca, yerkabuğu dilimlerinin birbirleriyle çarpıştıkları yerler yakınında yükseldiklerinden, sönmüş ya da etkin yanardağlar taşırlar. Üçüncü bir dağ türü de, ülkemizden Çin'in doğu kesimine kadar uzanan büyük dağ sisteminde görüldüğü gibi, çok büyük ve karmaşık kütleler halinde uzanan, sözgelimi Hindistan Yarım ad ası'nın Asya'ya doğru kuzeye kaymasında olduğu gibi, yerkabuğu dilimlerinin birbiri üstüne binmesi sonucunda oluşmuş dağlardır. Dağların çoğunun oluşum süreci, yerbilimsel açıdan tamamlanmamıştır. Ayrıca, sınırlı alanlar içinde, özellikle de derin boğazların bulunduğu yerlerde yamaç eğimleri, yükseklikler ve aşınma derecesinde büyük çeşitlilik gözlenir; buna bağlı olarak yerel iklim koşullarının da son derece çeşitlenmesi, farklı bitki ve hayvan topluluklarının birbirinden kopuk parçalar halinde kümelenmesine yol açar. Yüksek dağlarda, özellikle de tropikal bölgelerdeki dağlarda, bitki örtüsü belirli yüksekliklerde kuşaklar halinde değişirse de, bu kuşaklar arasında rüzgâr alış biçimlerine ve yağış düşme oranına göre, dağın iki yüzü arasında farklılık gözlenir.
|